CEVAP
27/2/2007 -Kategori: 02-2007
BİRAZ GECİKMİŞ BİR CEVAP AMA KUSURUMA BAKMAYIN LÜTFEN...
Yazan: Aynur
Konu: cok guzel bir yazi
gercekten cok aciklayici bir yazi.En iyisi ben kendime daha az yemkle yetinmeyi ogreteyim.Cunku aynen soylendigi gibi sporda bende istah aciyor. Sonrasinda da istahimi kontrol edemiyorum...
Kolay gelsin daada hepizime.....Teskkuler ogretici yazilarin iyi, bir onceki oykuyude cok begenmsitim......
Cevap:
Rica ederim canım birazcık faydam oluyorsa ne mutlu bana ...
Yazan: chokingcandy | Tarih: 13/2/2007
Konu: sllmm
sorun gerçekten de benim de sormak istediğim türden :) yani yediklerimi yakcam,zayıflıcam diye spor yapmıyalım. ama o zaman gaza gelip de yürüyüşe falan çıkamıyorum :(
bu "diyetsiz kalıcı zayıflamanın" formulü de sanırım bu konularda psikolojik olarak kendimizi yenilemekten geçiyo ama nasıl!!! kitapta bunun yöntemlerinden falan bahsediyo mu? önerilerini bekliyorum.
Cevap:
Chokingcandy; Canım psikolojik olarak çözümün sende !!bende okuya okuya çözdüm kendimi değiştirdim.Ha çok mu kolaydı hayır ama çok mu zordu yine hayır yeter ki iste bu inanç ve güç sende var..
Yazan: butterfly35bucuk | Tarih: 13/2/2007
Konu: canımmm
daadacım ya ben sana davet gönderdim sen kabul etmedin mi? biraz önce sashanın blogunda gördüm oraya girebilmişsin. Mail adresini filan yanlış mı yazdım acaba?
Bu arada bence söyledikleri çok mantıklı, ben profesyonel voleybol oynadığım zamanlar deli gibi antrenman yapıyordum. Bir keresinde günde 2 saat koşu 2 saat top antrenmanı yaparak 1 ayda 5 kg almıştım !!! Çünkü o kadar yoruluyordum ki eşşek gibi yiyordum. Tüm hayatın boyunca devam ettirebileceğin şekilde spor yapmak lazım.
Cevap:
butterfly35bucuk; Davetini aldım fakat işyerimde açmadı sonrada sildim eğer tekrar gönderebilirsen sevinirim.Canım güzel örneğin ve paylaşımın için teşekkür ediyorum.
Yazan: gokce | Tarih: 14/2/2007
Konu: merhaba
doktor byin aciklamalari cok mantikli ama bana kilo verme sirasinda spor yapmakta cok yardimci ve motive edici geliyor,biran once bu agirliktan kurtulmak icin cok iyi bir yontem spor yapmak.hem zindelik hem giden kaloriler,ben nasil vakti zamaninda kilo almak icin olaganustu caba harcayip homili girtlak yediysem vede hantal hantal hareketsiz oturduysam simdide kilo vermek icin caba harcamam ve spor yapmam mantikli,ustelik vucudun sIKIasmasini sagliyor,sarkma olmuyor,bolgesel zayiflama icin de cok mantikli,birde ben kilomiu korumak icin dengeli ve abartmadan aynen doktor beyin tavsiye ettigi gibi yemeliyim,ama ben verilicek cok fazla kiloya sahipsem bunlari yakmak icin daha cok caba sarfetmem de cok mantikli,cunku benim istedigim vermek,vede az bir kilo degil,ama tabiki bunu yaparken,istedigim kiloya ulastigiimda asla eskisi gibi abartip yemiyecegimi,sporu asamali olarak birakacagimi tekrarlayip duruyorum kendime,yasam seklimi her halukarda degistirmeye kararliyim,sporla versem de vermesem de bu boyle olucak.3 yil once sporla kilo verdim ve hemen de almadim,ne zaman hesapsiz yemeye basladim o zaman aldim,dikkat edildigi zaman kilolar o kadarda cabuk geri gelmiyor,doktor beye katiliyorum ama yinede spora bu kadar utopik bakmiyorum,spor cok saglikli bisey,genc insanlarin da amac kilo vermek olsada,bir sureligine olsada spor yapmasi cok guzel,bu arada ben gokce,sitenizi takip ediyorum,eglenceli geliyor
www.guzelbirgun.blog.com dayim.
Cevap:
Gokce;Takibin sevindirdi sağol.ve dediklerinde çok haklısın sana katılıyorum.Sporu ve diyeti bir zorunluluk olarak görmeden hayat tarzı şeklinde severek ve isteyerek sürekli yaparsak yani yaşam tarzımızı bu şekilde kendimize alıştırırsak hiçbir sorun yok bence ;)
Yazan: happy | Tarih: 14/2/2007
Konu: ben hiç yapmadım
sporun insan vücuduna katkısı ve katkısızlığı, tıpkı oruç zayıflatır mı şişmanlatır mı tartışmalarına benziyor.ikisi de yanlış kullanıldığında istenmeyen sonuçlar doğuruyor demekki..doktor beyin dediği gibi.zamansız ve mantıksız aşırılıklar..hayatım ben hiç spor yapmadım yapsaydım da annemin dediği gibi kuş kadar kalmayacağımı biliyorum.mutluluk hormonu ürettiğinden tercih edecektim sporu.hepimizin derdi olan vakitsizlik engeliyle karşılaştım.mutsuz ve az yiyerek ömür geçiriyorum.hani kiminde mutluluk iştah açıcı etkendir.spor yapsaydım enerji kaybımı karşılayan gıda bana yetecekti eminim.biliyorsun hiç kilo almadım.belki 10 yıldır 50-54 arasındayım.stres, kilo aldırmıyor bana.kiminde de kilo yapıyor.yani ben sporda sadece sağlam eklemler gibi bir fayda olacağını sanıyorum.yada sıkılaşan vücut.sağlam iç organlar..öpüyorum bitanem.
Cevap:
Happy canım paylaşımın için teşekkür ediyorum benim için çok faydalı bilgiler aldım senden .Sevgilerimle.Mucks.
Yazan: sasha | Tarih: 15/2/2007
Konu: .............
dadaacım,ben yazıyı baştan sona okudum.yazıda mantıklı gibi görünse de bana mantıksız gelen şeyler war. kendimi düşündüm yazıyı okurken. şöyle ki, eğer benim werecek 5-6kilom warsa bunu zamana yayıp, spor yapmadan sadece açlığımı/tokluğumu kontrol ederek werebilirim bu normal.fakat ya werilecek 30kilom warsa?-ki benim wardı.eğer bu werdiğim 30kiloyu sporsuz werseydim ne olurdu biliyor musun?kollarım,bacaklarım,göbeğim heryerim sarkardı.sarkınca kilo wermenin ne anlamı war?heryerim yumşacık we löbür lömbürken yani.dolayısyla hayatımıza daimi olarak hareketi eklemeliyiz.kilo koruma dönemine girdiğim sürede sadece dışarda zewk olsun die arada bir 1saat witrin gezerek we yediklerimi ayarlayarak kilomu korudum.ama sadece korudum!yani açlığımı/tokluğumu kontrol edip bana lazım kadar yediğim zaman kilo wermedim.dolayısyla bence kilo werirken mutlaka hareket arttırılmalıdır.çünkü hesap çok basit. yediklerin harcadıklarından çok olursa kilo alınır, harcadığın çok yediğin ona göre azsa kilo werilir, ikisi eşitlenirse kilo korunur.
Cevap:
Sahsa cım örneğim benim çok haklısın sporu da yapacağız yemeğimizde yiyeceğiz sürekli zayıf olan insanlar nasıl yaşıyorsa o şekilde yaşadıktan sonra hiçbir sorunumuz olmayacak sende bende bunun farkındayız tatlım paylaşımın için çok teşekkürler.Mucks.
Yazan: cCc | Tarih: 15/2/2007
Konu: ...
söylenenler mantıklı ve doğru şeyler ancak şöyle birşey varki 1-2 kilo veya 4-5 kilo fazlası olan bir insan için bu durum uygulanır bence. 10-20 kilo fazlası olan bir insan sporsuz veya sadece hareketlerini fazlalaştırıp açlık tokluk hissine göre beslenirse bi yerden sonra kilo verme durur..
Hayat boyu yapılması gerekenler bu yazıda yazılanlar. Ben şahsen istediğim kiloya indikten sonra kilomu korumak ve aldığım 1-2 kiloyu vermek için bunları uyguluycam..Ama 4-5 kilodan fazla vermeye çalışırken benim aklıma pek yatmıyor.. yanılıyor da olabilirm ama bunlar benim düşüncelerim..
Cevap:
cCc cim canım sende çok haklısın herkesin kendine göre doğruları var önemli olan tartıyı kiloyu takıp hayatı zindan etmemek kendimize biz istedikten sonra nasıl kilo verilmesi gerektiğini bilen kişileriz kendimiz çok zorlamıyacağız elimizden geleni yapıp hayatımızı yaşamaya devam ediceğimiz Doktor beyin söylemeye çalıştıkları sadece çok kilolu olduğunu düşünüp hayatta ki tek amaç yapmamak kiloları bence !Bulimik olmamamız için bu öneriler kendimize acı çektirmeden vucudumuzu severek ve ona istediğini gerekli ve sağlıklı olması gerektiği şekilde verip normal yaşantımıza devam edebilmek esas gaye bu!
Herkese bu güzel paylaşımlar yorumlar için tekrar tekrar çok teşekkür ediyorum.Sizleri çok seviyorum.Yardımlarınız ve desteğiniz için teşekkürler..
Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Sevgili Günlüğüm!
24/2/2007 -Kategori: 02-2007
Bugün evdeydim.Saat şu anda 16.48 bu saate kadar neler yapmışım bir göz atalım !!Neler düşünmüşüm !!neler yaşamışım.YENİDEN’in yazıları aklımda sürekli düşünüp duruyorum kafayı yiycem yakında J sabah kociş iş için kalktı tabi bende uyandım ama hiç sesimi çıkarmıyorum uyuyor numarası yapıyorum her c.tesi olduğu gibi biliyomm çok kötüyüm heheheJAma napiim bir C.tesim var o günde uyumak istiyorum ama olmuyor işte..Uyanıyorum elimde değil!Neyse Koçiş uyandı hazırlandı falan bugün ben evdeyim diye akşam kahvaltılık almış sucuk+kaşar+meyve suyu falan tabi akşam adam o kadar iyilik yapıyor bir güzel fırçaladım (onun tabiriyle) ne gerek var! evde var! bana bunlar yeterdi ne masraf yapıyon sucuk yemesek ölürmüyüz! falan filan yazık garibim! O da kahvaltı da kendine tost yapar güya ben kadınım dimi kahvaltıyı o hazırlar ama napimm ben hazırlayınca sadece hazırlıyorum ona yemek için kalıyoo bugün o bana hazırladı sucuklu yumurta yaptı hazır kahvaltılık servisimiz var zaten klasik olaraktan yeşil zeytin+siyah zeytin+İzmir tulumu+erik marmelatı yapmıştım kış için ondan+tereyağ (ben yemem) bal+kaşar işte bunlar zaten kahvaltılık servisimizde dolapta hazır bulunuyor her daim allaha çok şükür neysem efendim çayda hazırdı ,ben kalktım ,kahvaltıya ama ben çay içmedim sindirim sistemimde sorun var süt içiyorum sabahları genelde iki kahve fincanı kadar bişiy işte ondan bundan birazcık otlanarak kahvaltımızı ettik koçişi uğurladım ben tekrar cumburloppp yatağa J ama uyumadım tabi 10:30 a kadar düşünüp durdum ..Artık ben bu işi çözdüm kesinlikle artık YENİDEN gibi hissedip onun gibi düşünebiliyorum..Tek ve en büyük istediğim şimdilik ZAYIFLAMAK bu istek bende çok fazla her şeyin önünde bunu başarmak için hiçbirşeye ihtiyacım yok bu güç bende var.Yapabilirim .Neler yapılması gerektiğini biliyorum artık yeni güzel ,zevkli, heyecanlı, bir hayat yolculuğuna başlamış bulunuyorum.Kalkıp bulaşıktı yayıntıydı temizlik ti falan banyoyu bıcı bıcı yaptım.Aynen Annemin evindeyken olduğum gibi eski neşemi tekrar buldum.Şarkılar söyleye söyleye sularla foşur foşur oynıya oynıya banyoyu temizledim çok zevkliydi.Hep Anneme minnet duydum .Genç kızken ağlardım anne nolur yeter artık benim derslerim var ders çalışmam lazım ama Iıı olmuyordu bana hep temizlik yaptırırdı ama bugün ona şükrettim beni böyle yetiştirdiği için …Annecim seni çok seviyorum.İyi ki varsınJ(Bilmiyor burayı ama olsun ben yazayım yinede)JSonra dışarı çıktım kuaförde randevum vardı 1 sattte işlerimi hallettim yürüyerek geldim 2km falan var mesafe tahminim.evet tartıyla barıştım artık ona kızmıyorum ve o benim moralimi belirlemiyor ..Sabah 79.1 gelmiştim kahvaltıdan sonra ama biraz önce gelince tartıldım.78.4 olmuşum hehe bu güzel bir durum çünkü dün Cuma tartılmasında geçen haftaya göre bir değişiklik yoktu halen 78.8 gelmiştim.Oluyor başarıyorum ağır yavaş gram gram emin adımlarla olucak bu iş zayıflıycam biliyorum..BENDE ZAYIF OLABİLİRİM BENİM İSKELET YAPIMDA ZAYIF OLANLARLA AYNI! NEDEN ONLARINKİ SAĞLIKLI GEREKLİ KAS VE YAĞLARLA KAPLI İKEN BENİMKİSİ GEREKSİZ FAZLA YAĞLARLA ÇEVRİLİ OLSUNKİ!
Başarıcam bende ZAYIFLAYACAĞIM..
Not:Yukarıdaki foto son halim!!
Yorum (8) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
ESKİ DAADA GERİ DÖNDÜ!
19/2/2007 -Kategori: 02-2007
|
Hayatımın kontrolünü tekrar elime almış bulunuyorum canlarım.Siz şimdi tanımazsınız eski DAADA yı kafasına koyduğu işi muhakkak yapan eğer istediği şeyi elde edemezse başka stratejiler planlayan eninde sonunda istediğine sahip olan bir kişilikti O !!! J Maalesef hayatının belli bir döneminde kendisinden daha sert bir kayaya çarpmışta!! yeni idrak edebilmiş bir kişilik oluyor kendileri ;) Dört yıldır istediğim bir şeyle Zayıflama istediğimin yerini değiştirmiş bulunuyorum kendimce.Eğer 4 yıldır istediğim şey gibi onun yerine Zayıflamayı isteseydim ve Ona verdiğim emeği+aklı+isteği+çabayı emin olunki 36 beden olmuştum veya sıfır beden o kadar büyük bir istekti benim için yani anlayın artık ;)Ama baktım ki istemekle bir şeyler değiştiremiyorum benim KAZ kafam daha yeni idrak edebildi bunu!! Neymiş efendim bazı şeyleri çok istesen bile çok fazla zorlamıycakmışsın sen elinden gelenini yap bırak gerisini hayat senin için gerçekleştirsin dimi. :) Ne o kadar kendini üzüyorsun dimi değer miydi? Hayır ASLA…Onun yerine beni daha çok mutlu edebilecek şeyler vardı hayatımda! En başta ben kendim yani, eğer mutlu olmak istiyorsam kimseye ihtiyacım veya bir şeyin olmasına gerek yok ki! Hayatımı seviyorum!Kendimi seviyorum!Bedenimi seviyorum!Aklımı seviyorum!Ruhumu seviyorum!Sizleri çok ama çok seviyorum!
Bir iyi haber daha 17/02/2007 itibariyle sigarayı da bırakmış bulunuyorum ;)
Sevgimle..Hoşça olun.Mucuks. |
|
|
Yorum (12) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum!
17/2/2007 -Kategori: 02-2007

Dr. Ozan Tunçer - Zayıflama Diyetleri Çöpe
Dr. Ozan Tunçer, Zayıflama Diyetleri Çöpe adlı kitabında diyet sektörünü "Yağ Pazarı" olarak tanımlıyor.
Dr. Tunçer'e göre :
" Zayıflama diyetlerinin yüzde 99'u şişmanlatıyor
" Bilimsel diye pazarlananlar, sağlığa uçuk diyetlerden çok daha zararlı
" Şişmanlama, kilo alma korkusuyla başlıyor. Zayıflamak için bu korku yenilmeli
" Ömür boyu zayıf kalmış olanlar, sadece acıkınca yemiş, doyunca
durmuş insanlardır
" 'Diyetçilerin' amacı sorun çözmek değil, karlı çıkmak için sorun
yaratmaktır
Diyet öneren herkese, kendi deyimiyle "diyetçilere", zayıflama
palavralarına, "bir kısım medyaya", şok diyetlerin zararlarını
vurgulayıp diyet listesi veren uzmanlara, uzman geçinenlere, tıp
dünyasına, zayıflama ilacı üretenlere, zayıflama genini bulanlara ve
daha pek çok şeye ateş püskürüyor Dr. Ozan Tunçer.
Herkesin "mucizevi"diyetler, şok yöntemler önerdiği bu sektörü bir 'yağ pazarı' olarak> adlandıran Tunçer'e göre 'dengeli beslenme', "kalıcı zayıflama
sağlayan diyet", 'bilimsel diyet', 'sağlıklı diyet' gibi "inciler", bu 'yağ
pazarının' uydurduğu palavralar. "Diyetlerin hepsi zararlı, yüzde 99'u
başarısız, hatta başarısız olmaya mahkum" diyor Dr. Tunçer.
'Diyetçi, dayatmacı zihniyet' olarak adlandırıyor şişman insanları kobay olarak
kullanan, hiçbir diyetin işe yaramadığını bile bile insanlara sayfalarca diyet reçeteleri öneren, zayıflama ilaçları veren bu 'yağ pazarı'mensuplarını.
Bu nedenle de yeni çıkan kitabında "Zayıflama Diyetleri Çöpe" diyor Dr. Tunçer. Çünkü enerji kısıtlamasıyla kilo verilemiyor, kilo verebilmek için aç değil tok olunması gerekiyor, vücuda aç kalmayı birtakım diyetlerle dayatmak ise zayıflamaya değil, aksine şişmanlamaya yol açıyor.
Hatta Dr. Tunçer, şişmanlamak isteyenlere diyet yapmalarını öneriyor. Çünkü, söylediklerine göre en geç 5 yıl içinde fazlasıyla kilo alacakları garanti.
Şişman insanlara tembel, pis boğaz veya iradesiz gibi sıfatların yakıştırılmasına çok karşı olan Tunçer, "Bu insanlar sadece diyet tuzağına düşürülmüş kişiler" diyor.
'Kisiye özel diyet' lafına ise çok sinirleniyor. Çünkü bu diyetler kendi deyimiyle 'kişiye özel' değil, 'diyetçiye özel' oluyor.
Diyetin bilimseli olmaz
Dr. Ozan Tunçer'e göre insanları şişmanlatan hamburger türü yiyecekler değil, diyetler. Yani tıp dünyasının niyeti şişmanlık sorununu çözmek değil, aksine yaygınlaştırmak, hatta sorun yaratmak.
Tunçer, "Yağ pazarı" olarak adlandırdığını diyet endüstrisinin insanlarda yapmak islediği birinci şey kilo korkusunu yerleştirmek. Yani 'Eyvah kilo alıyorum' korkusuna kapıldığınız an, kilo almaya başlarsınız. İnsanlarda bu korkuyu yerleştirmek için durmadan estetik, sağlık hatta ahlaki kriterler kullanılıyor.
Şişman insan, diyet tuzağına düşürülmüş insandır. Sadece vücudun ihtiyacını bilmeden yemek yiyen, zayıflama diyetleri, zayıflama ilaçları, light ürünler, mezoterapi-bioenerji, hipnoz gibi vücudun doğal mekanizmasını bozan yöntemlerin tuzağına düşen insanlar şişmanlar.
Vücudun doğal kontrol mekanizmaları olduğu ve ağırlık, kilo dengeleme yeteneğine sahip olduğumuzu unutturuyorlar insanlara. O yeteneği ellerinden kaybediyorlar insanlar diyet yaparak" diyor.
Peki, nasıl zayıflayacağız? Diyet yapmadan, boğazımızı kısıtlamadan nasıl kilo verilebilir?
"Yemek yemeyi öğrenerek. Yani açken yiyip, doyunca durmalısınız.
Vücudun acıkma, doyma ve tokluk sinyallerini dikkate alırsanız, vücut fazla kiloları, ihtiyacı olmadığı için kendiliğinden atıyor.
Vücut kalori hesabını doğal bir şekilde kendi yapıyor. Bu hesabı siz dışarıdan diyetlerle yaparsanız, bu doğal mckanizmayı bozuyorsunuz. Bu mekanizma bozulunca da şişmanlarsınız, işte bu yüzden diyet yapanlar şişmanlıyor. Çünkü vücudun sinyalleri yok ediliyor.
İnsanlar acıkma, doyma ve tokluk hissini unutuyorlar. Dolayısıyla acıkmadan yiyerek şişmanlıyorlar" diyor Dr. Tunçer.
Peki acıkma, doyma ve tokluk hissi nasıl tekrar öğrenilebilir?
"Zayıflama Diyetleri Çöpe" adlı kitabında acıkma ve doyma alıştırmalarından da söz eden Tunçer, acıkma hissinin 3 günde, doyma hissinin ise en geç 15 gün içinde öğrenilebileccğini söylüyor.
Yani fazla kilolardan kurtulmak için, "midenin sesini" dinlemek şart. Tunçer, "Bu işin çözümü, beynin 'palavralardan' ve şişmanlama korkusundan mutlaka arındırılması, acıkma, doyma ve tokluk hissinin ise farkına varılması.
Bu sinyalleri dikkate alan kilo sorununu çözcr. Ama bu çözüm gıda ve diyet endüstrisinin hoşuna gitmiyor. Çünkü sadece Amerika'da l milyar dolarlık kazançları ortadan kalkmış olur. Amaçları kilo sorunlarını çözmek değil.
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu bile 'tokken yiyin' diyor kitabında. Hemen hemen bütün diyetçiler tokken yemeyi öneriyorlar. Eğer tokken yemek yemeye başlarsamz, acıktığınızı nasıl anlayacaksınız? Eğer tokken yerseniz, enerji depolanır. Acıkma sinyallerini de yok etmiş olursunuz" diyor.
Diyetin iyisi, kötüsü, hatta bilimseli olmadığından söz ediyor Tunçer. Çünkü enerji kısıtlamasıyla vücuda zayıflama "dayatılıyorsa" hepsi kötüdür. "Bugün sağlıklı, dengeli, bilinçli, bilimsel adlarıyla pazarlanan diyetler, insanların ruh ve beden sağlığına uçuk diyetlerden çok daha zararlı.
Uçuk diyeti insan bir kere yapıyor ve yapamadığı zaman bırakıyor.Oysa 'bilimsel' diye pazarlananlarda bunun sağlıklı olduğuna inanıyor, işte bu çok daha kötü. Diyetlerin hiçbiri bilimsel değil.
Gazetelerde size bir diyet reçetesi veren bir profesör de olsa, bu reçeteler bilimsel olamaz. Herkes bilimsel bir araştırma çıkarıyor verdikleri diyetle ilgili ve bu araştırmaların hiçbiri birbirine uymuyor. Araştırma bulmaya kalktığınızda örneğin domatesin zayıflattığını da şişmanlattığını da ispatladığını iddia eden her türlü araştırmayı internette bulursunuz.
Herkes kendi ihtiyacına göre araştırmayı buluyor ve insanlara sunuyor" diyor Tunçer.
Diyet yapan şişmanlar
"Dünyada zayıflama diyetine başlayan her 20 kişiden 19'u bir süre sonra mutlaka şişmanlayacak. İstatistikler ve gözlemler böyle söylüyor.
Farklı bir diyete başladığınızda bir şey değişmiyor. Mantık aynı. Sadece ambalaj değişiyor.
Diyetlerin yüzde 99'u şişmanlatıyor. Diyetler kalıcı zayıflama sağlamıyor. Sağladığını iddia eden varsa çıksın konuşsun. Bir diyetin beş yıl sonra da aynı kiloların korunmasını sağladığı ispat edilmiş tek bir çalışma bile yok" diyen Dr. Tunçer'c göre kalıcı bir kiloya sahip olmak için vücudun bir şekilde uyuyan, daha doğrusu diyetlerle uyutulan doğal mekanizmasını uyandırarak, vücudun beslenmeyle ilgili ayarını tekrar kurmak şart.
Bu da acıkma, doyma ve tokluk hissini tekrar tanımakla,öğrenmekle oluyor. Aslında buna, doğru zamanda, doğru dozda, yani sadece acıkınca, vücudun ihtiyacı kadar yemek yemek de diyebiliriz.
Uzmanlar doğru yemek yemenin öğrenilebileceğini ve sadece bu şekilde zayıflamanın sağlıklı, en önemlisi de kalıcı olduğunu söylüyorlar.
İnsanlara diyet yapmalarını öneren herkese "diyetçi" diyen Dr. Tunçer, "Her besin, vücudun ağırlık dengeleme yeteneği kullanılarak tüketilse, organizma tarafından ihtiyaç kadar alınır" diyor.
Organizma alınan enerjiyi hesaplamayı, dengeyi korumayı ve fazla enerjiyi atmayı çok iyi biliyor.Ama siz bunu bilinçle, kendi kafanızla hesaplamaya dengelemeye kalktığınızda her şey çuvallıyor, denge bozuluyor.
Diyete başladığınız an,ya da diyet fikri kafanızda doğduğu andan itibaren, vücuttaki kıtlık sinyalini çaldırıyorsunuz ve vücut kendi doğal mekanizmalarını kullanmak yerine tam aksine kıtlık savunma mekanizmalarını kullanmaya başlıyor,çünkü kıtlığa girildiğini zannediyor. Her şeyi depoluyor.
Dolayısıyla beslenme davranış bozuklukları ilk andan itibaren başlıyor. Diyet yapacağım diyen bir insanın, diyete başlamadan önce fazla yemeye başlaması bir rastlantı değil. Bu, biyolojik mekanizmaların, organizmanın yaşamda kalma içgüdüsünün kullanmasının bir ifadesi.
Vücudun sesini dinle
Dr. Ozan Tunçer kitabında pek çok önerilere, vücudun sesini dinleyerek zayıflama yollarına, "Diyetsiz Kalıcı Zayıflama Programı"na, diyetlerin maddi manevi zararlarına, insanları nasıl şişmanlattıklarına uzun uzun yer veriyor.
Özellikle de kilo alma korkusuna kapılmamanın çok önemli olduğunu vurguluyor. Çünkü günümüzde insanların tamamına yakınında şişmanlama kilo korkusuyla başlıyor.
Tunçer, "Bu kişilerde ya birebir kilo korkusu oluyor,ya da alicisinin kilo korkusu oluyor. Diyete başlayan anne-baba, çocuklarını şişmanlatıyor. Böyle vakaları maalesef çok gördük. Anne birsene önce diyete başlamış, çocuğun şişmanlaması bir sene önce başlamış.
Bir yıl içinde obez hale gelmiş çok çocuk var. Anne çocuğa baskı yapmadığını söylüyor, ancak çocuğa baskı yapması için ona 'yeme' demeyi gerekmiyor. 3-4 yaşındaki çocuk etrafta olup bitenleri anlıyor, zayıf olması gerektiğini hissediyor. Az yemesi gerektiği fikri bir yerlere yerleşiyor.
Yememeye çalıştıkça da çocukların, kontrolü kaybetmeleri çok daha kolay. Propaganda öyle kötü bir hale geldi ki zayıf insanları da rahat bırakmıyor.
9 yaşın altındaki Kanadalı çocuklann %45'i en az l kez zayıflama diyeti yapmışlar. 18 yaşın altındakilerin ise %80'i diyet yapmış. Hala Kanadalılar, Amerikalılar neden şişmanladıklarını düşünüyorlar. İşte nedeni ortada. 6-7 yaşındaki çücuklara diyet yaptırılırsa, bütün sistemleri altüst edilir ve ömür boyu kilo sorunu yaşamaya mahkum olurlar" diyor.
Sağlıklı beslenmenin uzman kontrolünde olmasını da çok saçma buluyor Tunçer: "İnsanlar beslenmelerini doktor kontrolünde yönlendiremez.
Hastalık varsa doktor kontrolüne ihtiyaç vardır, Eğer, siz bir kaşığı ağzınıza götürmek için bile doktora, diyetisyene, uzmana ihtiyaç duyar hale getirildiyseniz o yaşam yaşam olmaktan çıkar.
Siz beslenmeyi denetim altına aldığınız sürece, acıkma, doyma, tokluk sinyallerini kullanmıyorsunuz. Organizma da bu denetimi kırmanın yollarını buluyor. O zaman her denetim girişimi kontrol kaybına, her kontrol kaybı da denetimin artırılmasına yol açıyor, insanlar yokuşa çıkıyor. Kilolar artıyor, ruhsal yapınız çöküyor, 3-5 yıl içinde kilolar fazlasıyla geri geliyor. Yemek yerken doktor kontrolüne ihtiyaç yok" diyor.
Doyma nasıl öğrenilir?
" Başta kilo korkusundan arının.
" Başlangıçta neler yiyeceğinizi ve miktarlarını tespit edin.
" Mutlaka sevdiğiniz yemeklerden oluşan bir mönüyü kafanızda
planlayın.
" Bu yemekten ne kadar zaman sonra tekrar yemeğe ulaşabileceğinizi
düşünün ki organizma, o zaman aralığındaki enerji ihtiyacını
hesaplayıp sizi durdurabilsin.
" Bütün bunları düşündükten sonra keyifle yemeğe başlayabilirsiniz.
" Bir yemekten diğerine geçerken de bir şeylerin sizi durdurduğunu fark edeceksiniz. Vücut sinyalleri bozulmamış insanlar bir yemekten diğerine geçerken çok sevdikleri bir yemek bile olsa duruyorlar.
Örneğin bir antre ve bir de ana yemek varsa, antre ne kadar hoşunuza giderse gitsin, arkadan gelecek olan ana yemeği düşünerek elinizde olmadan yemeyi durduruyorsunuz; vücut sizi durduruyor. "Eğer antreyi abartırsam ana yemeği yiyemem" diyorsunuz. İşte bu bilinçle yemek yenirse kilo alınmaz.
" Kafanızda "Doydum mu?" sorusu oluştuğunda birazcık daha yemeğe devam edin. O zaman da vücut, doymanın ötesine geçildiğinde rahatsızlık uyarısı verir. Sizi bir şey rahatsız ettiğinde doydunuz demektir.
a" (Doyma alıştırması yaparken)Asla tokken yemeyin. Acıkmadan başladığınız bir yemekte, doymayı öğrenemezsiniz.
" Doyma hissi en geç 15 gün içinde tam anlamıyla öğrenilir.
Diyetsiz, kalıcı zayıflama programı
" Vücudun bozulmuş olan doğal kalori ayar mekanizması uyandırılmaya ve yeniden işler hale getirilmeye çalışılıyor.
" Hastalara kesinlikle bir beslenme programı veya bir reçete verilmiyor.
" Hasta ilk 1-2 hafta içinde, sevdiği, ancak istediği zaman durabileceği gıdaları tüketiyor. Eğer çikolata yerken kendini tutamıyor ve abartıyorsa, çikolatayı birinci haftalarda yemesi önerilmiyor.
" Vücut kendi mekanizmalarını çalıştırarak, kişinin hiçbir eksiklik, yoksunluk hissetmeden zayıflamasını sağlıyor.
" 1-2 hafta içinde kişinin, acıkma, doyma ve tokluk hislerini tanıması sağlanıyor. Vücudun ayar mekanizması düzeldiği için kişi abartma gereği duymadan, dolayısıyla kilo almadan sevdiği her şeyi yiyebiliyor. Çünkü ne zaman duracağını öğrenmiş oluyor.
" Zamanla vücut "stokladığı" fazla kiloları, fazla enerjiyi,ihtiyacı olmadığı için atmaya başlıyor ve kilo veriliyor.
" Hem fiziksel, hem psikolojik anlamda rahatlama oluyor.
" Diyetsiz zayıflama sağlıklı ve kalıcı oluyor.
Zayıflama diyetlerinin zararları
" Vücudun ihtiyaçları karşılanmadan kilo verdirmeye çalışılıyor.
" Kurallarla yemek yemek öğretildiği için, acıkma ve doyma gibi sinyaller zamanla yok oluyor. Kişi acıkmasa da yemek yiyor.
" İhtiyaçlarının karşılanmadığını fark eden beden, o andan itibaren "kıtlık sendromuna" girip, gerekli kaloriyi alamadığı için gelen enerjiyi stokluyor. Vücutta yağ stoklanması başlıyor.
" Diyetin ilk günlerinden itibaren kişilerin besin arayışı artıyor, aklında kurabiyeler, pastalar dolaşmaya başlıyor.
" Diyet yapan kişi, sürekli gergin oluyor, iç dünyasında çok ciddi psikolojik sorunlar yaşıyor, kendini suçluyor.
" Kilo veremeyen kişi iradesiz olduğunu düşünüyor. Oysa zayıflamanın iradeyle bir ilgisi yok.
" Kilo sorununu saplantı haline getiren, kendini sürekli kısıtlayan bir kişinin bu tutumu hayatın diğer alanlarına da sıçrıyor. Her alanda kendini kısıtlıyor.
" Uygulaması zor olan zayıflama diyetleri, kişilerde utanç ve özgüven eksikliği yaratıyor.
(Tempo Dergisi)
Yorum (4) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Yoruldum!
15/2/2007 -Kategori: 02-2007
Kilo vermekten değil ,sadece kendime çok yüklenmişim beyin düşünce olarak!en son soru işaretimide beynimden sildikten sonra o kadar rahatladımki anlatamam Dr.Ozan beyin de dediği gibi yokuşu inmeye başladım artık benim önümde hiçbir engel yok.Ben bu işi öğrendim ve artık bu konuyla ilgili hiçbir şey okuyup kendimi daha fazla yormak istemiyorum.Tüm diyet yapanları zayıflamak için ilaç alanları zayıflamak için spor yapanları DİYETSİZ KALICI ZAYIFLAMA ya davet ediyorum.Açlığınızı tokluğunu öğrenin bunlar bizde onlar yetiler bunlar tekrar öğrenebilmek çok kolay 1 haftalık bir çabadan sonra öğreniceksiniz ve tekrar Vucudumuzdaki Kilo KONTROL Mekanizmasının nasıl çalıştığına tanık olduğunuzda kendiniz kendinize inanamıycaksınız!
Forumdan ayrıldım artık dediğim gibi DİYET+REJİM gibi kelimeleri hayatımdan çıkardım .Hiç korkmadan yemek yiyorum kilo alma korkum olmadan kendimi ne zaman neyin acıktıracağını ne kadar yemekle doyacağımı biliyorum artık...
Biraz kendimi beyin olarak dinlendirmem gerektiğini düşünüyorum.Biraz izin istiyorum sizden buralardayım biryerlere kaçmıyorum ;)
En son posta yorum bırakan arkadaşlarımada sorularına yanıtlarımı en kısa sürede cevap vermeye çalışacağım.
Sevgimle.Hoşça olun.Mucuks...
Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Aslan Gibi - Linet-kbra ns