Heyy sesimi duyan varmı?Yepyeni bir HAYAT başlıyor!!!

20/11/2009

1 numaralı parşömen: yeni bir hayat

Bugün yeni bir hayata başlıyorum.
Bugün, çok uzun zamandan beri başarısızlığın bereleriyle bayağılığın yaralarından acı çeken pörsümüş derimi çıkarıp atacağım.

Bugün yeniden doğdum ve doğduğum mekan, herkese meyve sunan bir üzüm bağıdır. Bugün bağdaki en büyük ve en yüklü asmadan bilgelik meyvelerini toplayacağım, çünkü bu asma kuşaklar boyunca benden önce gelen meslektaşlarımın en bilgeleri tarafından, dikilmiştir.

Bugün üzümlerin tadına bakacak, her birinin içindeki başarı çekirdeğini gerçekten yutacağım. Ve içimde yeni bir hayat filizlenecek.

Seçmiş olduğum meslek olanaklarla yüklü ama kalp kırıklığı ve ümitsizlikle de dolu. Başarısızlığa uğrayanların gövdeleri üst üste konsa, gölgesi yeryüzünün bütün piramitlerini kaplar.
Onun için ötekiler gibi başarısız olmayacağım, çünkü şu anda ellerimde, beni tehlikeli sulardan alıp dün yalnızca düşlerimde görebileceğim kıyılara götürecek olan bu haritaları tutuyorum.
Başarısızlık bundan böyle benim mücadeleye ödediğim bedel olmayacak. Nasıl ki doğa vücuduma acıya dayanma şartını koşmamışsa, yaşantıma da başarısızlığa uğrama şartını koymamıştır. Başarısızlık, tıpkı acı gibi benim hayatıma yabancıdır. Geçmişte, acı gibi, onu da kabul etmiştim. Şimdi artık onu reddediyorum. Beni gölgeler arasından, en ölçüsüz rüyalarımın da ötesine, Hesperides Bahçesi'ndeki altın elmaları bile yeterli görmeyeceğim kadar çok zenginliğin, nüfuzun ve mutluluğun ışığına götürecek olan bilgeliğe ve ilkelere hazırım.
Zaman sonsuza dek yaşayana her şeyi öğretir ama ölümsüz olma lüksüne sahip değilim. Payıma düşen zaman içinde sabır sanatını icra etmeliyim, çünkü doğa hiçbir zaman aceleci davranmaz. Bütün ağaçların kralı olan zeytin ağacının yetişmesi için yüz yıl gereklidir. Bir soğan ise dokuz haftada yetişir. Soğan bitkisi gibi yaşaya geldim. Bu beni mutlu etmedi. Şimdi artık bütün zeytin ağaçlarının en yücesi, satıcıların en büyüğü olacağım.
Peki, bu nasıl gerçekleşecek? Çünkü büyüklüğe erişmek için ne bilgim ne de deneyimim var ve daha şimdiden cahilliğe tökezleyip kendime acıma havuzuna düştüm. Sorunun cevabı basit. Gereksiz bilgi yükünün ya da anlamsız deneylerin yol açtığı engellere takılmadan yola çıkacağım. Doğa beni zaten ormandaki herhangi bir yabani hayvandan çok daha fazla bilgi ve içgüdü ile donatmış bulunuyor. Tecrübeye aşırı değer biçenler, bilgelikle kafa sallayıp budalaca konuşan ihtiyarlardır.

Gerçekte, tecrübe adamakıllı öğretir, ancak bu tedrisat insanın yıllarını alır, öyle ki verdiği derslerin değeri, has bilgeliğe erişmek için gerekli zamanla birlikte azalır. Sonunda ölülerin bedenlerinde yitip gider. Dahası, tecrübe, değişen adetlerle karşılaştırılabilir; bugün başarılı olduğu kanıtlanan bir faaliyet, yarın işe yaramaz ve elverişsiz hale gelir.

Yalnızca ilkeler kalıcıdır ve ben şimdi bunlara sahibim. Çünkü beni yüceliğe götürecek olan yasalar bu parşömenlerde yazılı bulunuyor. Bana öğretecekleri şey, başarı kazanmaktan çok başarısızlığın nasıl önleneceğine ilişkindir, çünkü başarı bir ruh halinden başka nedir ki? Bin akıllı adam içinde başarıyı aynı sözlerle tarif edecek iki kişi çıkar mı? Ancak başarısızlık her zaman aynı şekilde tarif edilmiştir. Başarısızlık, ne olursa olsun, insanın hayattaki amaçlarına ulaşamamasıdır.

Gerçekte, başarısız olanlarla başarılı olanlar arasındaki tek fark, alışkanlıklarının farklı olmasıdır. Her türlü başarının anahtarı alışkanlıktır. Kötü alışkanlıklar, başarısızlığa açılan kilitsiz bir kapıdır. O nedenle, bütün ötekilerden önce itaat edeceğim birinci yasa şudur: Güzel alışkanlıklar edineceğim ve onların kölesi olacağım.

Çocukken dürtülerimin kölesiydim; şimdi bütün öteki yetişkinler gibi alışkanlıklarımın kölesiyim. Özgür irademi yıllar boyu biriktirdiğim alışkanlıklara teslim ettim ve geçmiş yaşantımda yaptıklarım, geleceğimi daha şimdiden hapsetmekle tehdit ediyor. Eylemlerimi iştah, tutku, önyargı, açgözlülük, sevgi, korku, çevre, alışkanlık yönlendiriyor. Bu hükümdarların en zorbası ise alışkanlıktır. Eğer alışkanlığın kölesi olacaksam, o zaman iyi alışkanlıkların kölesi olmalıyım. Kötü alışkanlıklarım ortadan kaldırılmalı ve toprak iyi tohumlar için dipten sürülmeli.
İyi alışkanlıklar geliştirip onların kölesi olacağım.

Bu mahareti nasıl başaracağım? Bu, bu parşömenler sayesinde olacak, çünkü her parşömende yaşantımdaki kötü bir alışkanlığı kovup yerine beni başarıya yakınlaştıracak alışkanlığı getirecek bir ilke yazılı buluyor. Doğanın bir yasası da, bir alışkanlığın, ancak başka bir alışkanlıkla altedilebileceğidir. Burada yazılı sözlerin, seçkin görevlerini yerine getirebilmesi için, kendimi şu birinci yeni alışkanlıkla disiplin altına almalıyım:
Her parşömeni, ötekine geçmeden önce burada tarif edildiği şekilde, otuz gün okuyacağım.

Sözleri ilk önce sabah kalktığımda içimden okuyacağım. Öğle yemeğinden sonra bu sözleri içimden okuyacağım. Nihayet gün sonunda, yatmadan önce yine okuyacağım, ama her şeyden önemlisi, bu kez yazılanları yüksek sesle okuyacağım.

Ertesi gün ve otuz gün boyunca bu işlemi tekrarlayacağım. Sonra öteki parşömene geçecek ve aynı işlemi otuz gün uygulayacağım. Her parşömenle otuz gün birlikte yaşayıp okuduklarım alışkanlık haline gelinceye kadar böyle yapacağım.

Bu alışkanlıkla ne elde edilir? İnsanlığın kazanımlarının sırrı buradadır. Her gün bu sözleri yinelersem, bunlar benim aktif düşüncemin bir parçası haline gelecektir; ama daha da önemlisi, bu sözler benim düşüncemin de ötesine, hiçbir zaman uyumayan, düşlerimi yaratan ve çoğu kez de anlayamadığım şekilde davranmama yol açan gizemli kaynağıma sızacaklardır.
Parşömenlerde yazılanlar gizemli zihnim tarafından tüketildikçe, her gün daha önce hiç bilmediğim bir tazelikle uyanacağım. Enerjim artacak, şevkim kamçılanacak, dünyayla buluşma arzum, daha önce her gün doğumunda beni saran korkuları yenecek ve ben, bu çekişme ve keder dünyasında, mümkün olabileceğine daha önce inanmadığım kadar mutlu olacağım.
Sonunda kendimi, karşılaştığım bütün durumlara parşömenlerde emredildiği gibi tepki gösterirken bulacağım ve kısa süre sonra bu davranış ve tepkileri icra etmek kolaylaşacaktır, çünkü her eylem tekrarla kolaylaşır.

Bu şekilde yeni ve iyi bir alışkanlık doğar, çünkü eğer bir davranış sürekli tekrarla kolaylaşırsa bir zevk haline gelir ve o bir zevk haline gelirse, onu sık sık tekrarlamak insanın doğasındadır. Ben bunu sık sık tekrarlarsam, o bir alışkanlık haline gelecek, ben de onun kölesi olacağım, çünkü o iyi bir alışkanlık olduğu için benim arzuma uygundur.

Bugün yeni bir hayata başlıyorum.
Kendi kendime şu kutsal yemini ediyorum, artık hiçbir şey benim yeni hayatımın gelişmesini geciktirmeyecektir. Bunları okumadan tek bir gün bile yitirmeyeceğim, çünkü ne o gün geri gelebilir, ne de yeri başka bir günle doldurulabilir. Bu parşömenleri her gün okuma alışkanlığıma ara vermemeliyim, ara vermeyeceğim ve her gün bu yeni alışkanlık için harcayacağım nadir anlar gerçekte ulaşacağım mutluluğa ve başarıya ödediğim küçük bir bedeldir.
İzlemek üzere parşömenlerde yazılanları okuduğumda ve tekrar tekrar okuduğumda, ne bu sözlerin kısalığı, ne de içeriklerinin basitliği, verdikleri mesajı hafife almama izin vermelidir. Bir fıçıyı şarapla doldurabilmek için binlerce üzüm sıkılır, kabuklar ve posa kuşlara atılır. Yılların bilgelik üzümleri için de böyledir. Çok şey süzülmüş ve havaya savrulmuştur. Erişilecek sözlerin içinde yalnızca saf gerçek damıtılmıştır. Öğretildiği gibi içecek, tek bir damla bile heba etmeyeceğim. Ve başarının tohumunu içime çekeceğim.

Bugün eski DAADA toz oldu. İnsanlar arasında başı dik yürüyeceğim ve onlar beni tanıyamayacaklar, çünkü ben yeni bir hayata sahip yeni bir insan oldum.


Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Bugünü sevgiyle selamlayacağım ve başaracağım...

20/11/2009

Og Mandino’nun "Dünyadaki En Büyük Satıcı" adlı kitabından ikinci parşömen geliyor. ☺ Kitap Boyner yayınları tarafından yayınlanmıştır.

2 numaralı parşömen: Sevgi!...

Bugünü yüreğimdeki sevgiyle selamlayacağım.
Her türlü girişimdeki başarının en büyük sırrı budur. Güç, bir kalkanı delebilir ve hatta hayata son verebilir ama insanların kalbini yalnızca sevginin görünmez gücü açabilir. Sevgiyi en büyük silahım yapacağım. Seslendiğim hiç kimse onun gücüne karşı savunma yapamaz.Düşüncelerime karşı koyabilirler; sözlerimden kuşku duyabilirler; kıyafetimi beğenmeyebilirler; yüzümü reddedebilirler ve hatta pazarlıklarım kuşku doğurabilir; ama sevgim, nasıl güneşin ışınları en soğuk çamuru bile eritiyorsa, onların yüreklerini öyle yumuşatacaktır.

Bugünü yüreğimdeki sevgiyle selamlayacağım.
Peki bunu nasıl yapacağım? Bundan böyle her şeye sevgiyle bakacağım ve yeniden doğacağım.Güneşi kemiklerimi ısıttığı için seveceğim; ama yağmuru da ruhumu temizlediği için.Işığı, bana yol gösterdiği için seveceğim; ama bana yıldızları gösteren karanlığı da.Mutluluğu, yüreğimi büyüttüğü için seveceğim; ama ruhumu açtığı için kedere de dayanacağım.Ödemem gerekli olan her şeyi şükranla ödeyeceğim; ama engelleri de bana meydan okudukları için selamlayacağım.

Bugünü yüreğimdeki sevgiyle selamlayacağım.
Peki nasıl konuşacağım? Düşmanlarımı öveceğim ve onlar dostlarım olacak; dostlarımı yüreklendireceğim ve onlar kardeşlerim olacak. Her zaman övgü nedenleri araştıracağım. Hiçbir zaman dedikodu, karalama yapmayacağım. Eleştirmeye yöneldiğim zaman dilimi ısıracağım; övmek istediğimde ise damlardan bağırmayacağım.Kuşlar, deniz, bütün doğa, yaradan için övgü müziği ile konuşmuyor mu? Ben, onun çocuklarına aynı müzikle konuşamam mı? Bundan böyle bu sırrı hatırlayacak ve hayatımı değiştireceğim.

Bugünü yüreğimdeki sevgiyle selamlayacağım.
Peki nasıl davranacağım? İnsanların bütün davranışlarını seveceğim, çünkü her biri gizli de olsa, hayranlık duyulacak özelliklere sahiptir. Kalplerinin etrafına ördükleri kuşku ve nefret duvarını sevgiyle yerle bir edecek, yerine, sevgim ruhlarına girebilsin diye, köprüler kuracağım.Haris olanları seveceğim, çünkü onlar bana esin verir. Başarısızlığı seveceğim, çünkü bana öğretir.Kralları seveceğim, ne de olsa onlar da insandır. Alçak gönüllüleri seveceğim, çünkü onlar kutsaldır. Zenginleri seveceğim, ne de olsa yalnızdırlar. Yoksulları seveceğim, çünkü o kadar çoklar ki. Gençleri seveceğim, inançları için. Yaşlıları seveceğim, paylaştıkları bilgelikler için.Güzelleri seveceğim, gözlerindeki mahzunluk için. Çirkinleri seveceğim, ruhlarındaki barış için.

Bugünü yüreğimdeki sevgiyle selamlayacağım.
Peki başkalarının davranışlarına nasıl tepki göstereceğim? Sevgiyle. Sevgi, nasıl benim insanların kalbini açmak için silahım ise, aynı zamanda benim nefretin oklarına ve hiddetin mızraklarına karşı kalkanımdır. Zorluklar ve cesaretsizlikler yeni kalkanıma çarpıp en yumuşak yağmurlara dönüşecektir. Kalkanım beni pazar yerinde koruyacak ve yapayalnız iken bana destek olacaktır. Ümitsizliğimi yok edecek, böbürlenmemi eğeleyecektir. Kalkanım kullanıla kullanıla daha da güçlenecek, beni daha iyi korur hale gelecektir, ta ki ben bir gün onu bir kenara bırakıp her türlü insanın arasında engelsiz yürümeye başlayıncaya kadar. Bunu yaptığımda adım hayat piramidinin en tepesine yazılacaktır.

Bugünü yüreğimdeki sevgiyle selamlayacağım.
Karşılaştığım herkese nasıl davranmam gerekiyor? Tek bir şekilde. Sessizce, içimden ona seni seviyorum diyeceğim. Sessizce söylenmiş de olsa, bu sözler, gözlerimde ışıldayacak, alnımdaki kırışıklıkları yok edecek, dudaklarıma gülümseme getirecek ve sesimde yankılanacaktır. Ve kalbi açılacaktır. Yüreği benim sevgimi hisseden birisi sunduklarımı nasıl reddedebilir ki?

Bugünü yüreğimdeki sevgiyle selamlayacağım.
Ve her şeyden önce kendimi seveceğim. Kendimi sevince, bedenime, ruhuma ve kalbime giren her şeyi şevkle inceleyeceğim.Hiçbir zaman etimin arzularına esir olmayacağım, tam tersine, vücudumu itidal ile temiz tutacağım.Aklımın hiçbir zaman günahkârlık ve ümitsizlikle çelinmesine izin vermeyeceğim; tam tersine, onu bilgiyle ve yüzyılların bilgeliği ile yücelteceğim.Ruhumun hiçbir zaman kendini beğenmişliğe ve doymuşluğa kapılmasına izin vermeyeceğim; tam tersine, kendimi dinleyecek ve dua ile onu besleyeceğim.Kalbimin hiçbir zaman küçülmesine ve acıyla dolmasına izin vermeyeceğim, tam tersine, onu paylaşacağım, o büyüyecek ve yeryüzünü ısıtacaktır.

Bugünü yüreğimdeki sevgiyle selamlayacağım.
Bundan böyle insanlığı seveceğim. Bu andan itibaren damarlarımdan nefreti defediyorum, çünkü nefret etmeye zamanım yok, yalnızca sevgi için zamanım var. Bu andan itibaren, insanların arasında bir insan olmak için gereken ilk adımı atıyorum. Başka özelliklerim olmasa bile, yalnızca sevgiyle bile başarı kazanabilirim. Dünyanın bütün bilgisi ve becerisi bende olsa bile, sevgi olmaksızın başaramam.

Bugünü sevgiyle selamlayacağım ve başaracağım...

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Başarana kadar sebat edeceğim.

20/11/2009

Başarana kadar sebat edeceğim.

Arenada dövüşecek boğalar belli bir şekilde sınanırlar. Her biri güreş meydanına getirilir ve üzerlerine mızrak batıran pikadorlara saldırmalarına izin verilir. Boğanın cesareti, kılıçların acısına rağmen kaç kez hamle yapmaya yeltendiğiyle ölçülür. Bundan böyle yaşam tarafından sınanacağım her gün aynı şekilde davranacağım.
Israr edersem, denemeyi sürdürürsem, ileri hamle yapmaya devam edersem, başarılı olacağım.

Başarana kadar sebat edeceğim.

Ben bu dünyaya mağlup olmak için gelmedim, damarlarımda da başarısızlık akmıyor. Ben, çobanı tarafından güdülmeyi bekleyen bir koyun değilim. Ben bir aslanım ve koyunlarla birlikte konuşmayı, yürümeyi ve uyumayı reddediyorum. Başarısızlık mezbahası benim kaderim olamaz.
Başarana kadar sebat edeceğim.
Hayatın ödülleri seyahatlerin başında değil, sonundadır. Hedefime ulaşmak için kaç adım gerektiğini bilemem. Belki bininci adımda da başarısızlığa göğüs gereceğim ama başarı, yolun bir sonraki kavşağında olabilir. Köşeyi dönmeden önce, başarının ne kadar yakın olduğunu hiçbir zaman bilemem.

Her zaman yeni bir adım atacağım. Yararı olmazsa, başka bir adım, sonra bir başka adım daha atacağım. Gerçekten adım adım ilerlemek, hiç de zor değildir.

Başarana kadar sebat edeceğim.

Bundan böyle her günkü çabamı, koca bir meşe ağacına sapladığım tek bir kılıç darbesi olarak göreceğim. Tek bir darbe gövdeyi titretmez bile, ikincisi ve üçüncüsü de. Darbeler kendi başına önemsiz, sonuç getirmez gibi görünebilir. Ancak en sonunda, çelimsiz bir darbe ile meşe ağacı devrilebilir. Bugünkü çabalarım bunun içindir.
Dağları yıkayan bir yağmur damlası, kaplanı hırsla yiyip bitiren böcek, yeryüzünü aydınlatan yıldız, piramidi inşa eden köle gibi olacağım. Kalemi taş üstüne taş koyarak inşa edeceğim. Biliyorum ki, sebatla tekrar edilen küçük çabalar, her girişimi tamamlayabilir.

Başarana kadar sebat edeceğim.

Hiçbir zaman yenilgiyi düşünmeyeceğim. Vazgeçmek, yapamamak, aciz kalmak, işe yaramamak, umutsuzluk, geri çekilmek türünden sözcükleri lügatimden sileceğim, çünkü bunlar aptallara özgüdür.
Umutsuzluğa kapılmayacağım, ama bu ruh hastalığı bana bulaşsa bile, yine de çalışmaya devam edeceğim. Didineceğim ve dayanacağım. Ayaklarıma dolanan engelleri görmezlikten gelecek, gözlerimi başımın üzerindeki hedeflere dikeceğim, çünkü kuru çöllerin nerede bitip yeşil vadilerin nerede başladığını biliyorum.

Başarana kadar sebat edeceğim.

O eski ortalamalar yasasını hatırlayacak ve bunu kendi yararıma kullanacağım. Her başarısızlığımın sonraki denemede şansımı artırdığını bilerek ısrar edeceğim.

Duyduğum her "Hayır" sözü, beni "Evet"e biraz daha yaklaştıracak. Karşımdaki her çatık kaş beni yalnızca gelecekteki gülümser yüzlere götürecektir. Karşıma çıkan her talihsizlik içinde yarının şans tohumunu taşıyacaktır.

Gecem olmalı ki, gündüzün kıymetini bileyim. Sık sık başaramamalıyım ki, bin kere de kazanayım.

Başarana kadar sebat edeceğim.

Deneyeceğim, deneyeceğim ve yine deneyeceğim. Her engeli, yalnızca amacıma ulaşmada dolambaçlı bir yol, mesleğime yönelik bir meydan okuma olarak göreceğim. Bir denizci nasıl karşılaştığı her fırtınada su yüzünde kalabilme becerilerini daha da geliştirirse, ben de becerilerimi öyle geliştireceğim.

Başarana kadar sebat edeceğim.

Bundan böyle işimde benden daha iyi olanların bir başka sırrını daha öğrenecek ve uygulayacağım. Her günbatımında, başarılı olsun olmasın, bir daha deneyeceğim. Düşüncelerim yorgun bedenimi eve çağırırken, o yöne gitmeye direneceğim. Yeniden deneyeceğim. Zafere yaklaşmak için bir daha deneyeceğim ve eğer başaramazsam, yeniden deneyeceğim. Hiçbir zaman bir günün başarısızlıkla bitmesine izin vermeyeceğim. Böylece yarının başarı ve kazanç tohumlarını atacak ve işi belli bir zamanda bırakanlara karşı muazzam bir üstünlük sağlayacağım. Başkaları mücadeleyi bıraktığında, benimki başlayacak ve hasadım bol olacak.

Başarana kadar sebat edeceğim.

Dünün başarısının bugün beni uyuşturmasına izin vermeyeceğim, çünkü bu başarısızlığı hazırlar.

İster iyi, isterse kötü olsunlar, geçen günün olaylarını unutacak, yeni doğan günü sanki en güzel günümmüş gibi güvenle selamlayacağım.
Nefes aldığım sürece ısrar edeceğim. Çünkü şimdi başarının en önemli ilkelerinden birisini öğrendim; eğer yeteri kadar ısrar edersem, kazanacağım.

Sebat edeceğim.

Kazanacağım.

OG MANDIGO'nun Boyner yayınlarından çıkan "Dünyadaki En Büyük Satıcı" kitabından


Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

DUA

3/8/2009

"Evrenin yaratıcısı. Bana yaşam dediğin armağanı verdiğin için teşekkür ediyorum. Gerçekten ihtiyacım olan her şeyi bana verdiğin için teşekkür ederim. Bu güzel bedeni ve zihni denetimleme imkanı verdiğin için teşekkür ederim. tüm sevgin, saf ve sınırsız ruhunla, sıcak ve parlak ışığınla içimde yasadığın için teşekkür ederim. Gittiğim her yerde sevgini paylaşmak için, sözlerimi, gözlerimi, yüreğimi kullandığın için teşekkür ederim. Seni olduğum gibi seviyorum çünkü ben senin yarattığınım. Kendimi olduğum gibi seviyorum. Yüreğimdeki sevgiyi ve huzuru korumama hep yardim et. Bu sevgiyle yeni bir yasam yaratmaya ve hayatimin geri kalan döneminde sevgiyle yasamama yardim et. "

duanız kabul olsun .Teşekkür Ederim .Sizi Seviyorum.
eski anlaşmalardan arınmak dileğiyle...

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

TEFVİZNAME

8/7/2009

Hak şerleri hayreyler,
Zannetme ki gayreyler,
Arif onu seyreyler;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler...


Sen Hakk'a tevekkül kıl,
Tefvhiz et ve rahat bul,
Sabreyle ve razı ol;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Kalbin O'na berk eyle,
Tedbirini terk eyle,
Takdirini derk eyle;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Hallâk-ı Rahim O'dur,
Rezzâk-ı Kerim O'dur,
Fe’âl-i Hakim O'dur;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Bil kat-ı hacâtı,
kıl O'na münacâtı,
Terk eyle murâdâtı;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Bir işi murâd etme,
Olduysa inâd etme,
Hak’dandır o reddetme;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Hakk'ın olacak işler,
Boştur gâm-u teşvişler,
Ol hikmetini işler;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Hep işleri fâiktir,
Birbirine lâyıktır,
Neylerse muvâfıktır;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Dilde gamı dûr eyle,
Rabbinle huzur eyle,
Tefviz-i umûr eyle;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Sen adli zulüm sanma
Teslim ol oda yanma,
Sabret, sakın usanma;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Deme şu niçin şöyle,
Bak sonuna sabr eyle,
Yerincedir ol öyle;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Hiç kimseye hor bakma,
İncitme gönül yıkma,
Sen nefsine yan çıkma;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Mü’min işi renk olmaz,
Akıl huyu cenk olmaz,
Arif dili tenk olmaz;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Hoş sabr-ı Cemilindir,
Takdir-i Kefilindir,
Allah ki Vekilimdir;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Her dilde O'nun adı,
Her canda O'nun yâdı,
Her kuladır imdâdı;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Nâçâr kalacak yerde,
Nâgâh eder ol perde,
Dermân eder ol derde;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Her kuluna her anda,
Gâh kahr-û gâh ihsânda,
Her anda O bir şanda;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Gâh Mu’ti û gâh Mâni
Gâh Darr ü gâh Nâfi
Gâh Hâfizu gâh Râfi.
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Gâh âbdin eder ârif,
Gâh eymenü gâh hâif,
Her kalbin O'dur Sârif;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Gâh kalbini boş eyler,
Gâh hulkunu hoş eyler,
Gâh aşka duş eyler;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Gâh sâde ve gâh rengin,
Gâh tabun eder rengin,
Gâh hürrem gâh gamgin;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Az ye, az uyu, az iç,
Ten mezbelesinden geç,
Dil gülşenine gel göç;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Bu nass ile yorulma,
Nefsinle dahi kalma,
Kalbinde irab olma;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Geçmişle geri kalma,
Müstakbele hem dalma,
Hal ile dahi olma;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Her dem anı zikreyle,
Zirekliği koy şöyle,
Hayrân-ı Hakk ol şöyle;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Gel hayrete dal bir yol,
Kendin unut O'nu bul,
Koy gafleti hazır ol;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Her sözde nasihat var,
Her nesnede ziynet var,
Her işte ganimet var;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Hep rumzu işarettir,
Hep gamz ve beşâdettir,
Hep ayn-ı inayettir;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.

Her söyleyeni dinle,
Ol söyleteni anla,
Hoş eyle kabul canla;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Bil elsine-i halkı,
Eklâm-ı Hakk ey Hakkı,
Öğren edeb-u hulkû;
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Vallahi güzel etmiş,
Billahi güzel etmiş,
Tallahi güzel etmiş;
Allah görelim netmiş
Netmişse güzel etmiş.


İbrahim Hakkı Erzurumî

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Aslan Gibi - Linet-kbra ns
« Önceki -

daada başardı:)

H O Ş G E L D İ N İ Z ...

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro